Fotobiyomodülasyon tedavisinin faydaları.

22 Görüntüleme

Fotobiyomodülasyon (PBM), diğer adıyla düşük seviyeli lazer terapisi (LLLT), hücre çoğalmasını teşvik ettiği ve kök hücre farklılaşmasını artırdığı gösterilmiştir. Lazer terapisi, ağrıyı hafifletmeye ve iltihabı azaltmaya katkıda bulunan, dokudaki iyileşme ve onarım süreçlerini destekleyen invaziv olmayan bir yöntemdir.

 

PBM'nin faydaları nelerdir?

İnsan vücudunun yüzeysel kısmında etki gösterir ve vücutta çok az yan etkiye neden olur.

Karaciğer ve böbrek metabolizmasında bozukluğa veya normal insan florasında dengesizliğe neden olmaz.

Çok sayıda klinik endikasyon ve nispeten az sayıda kontrendikasyon bulunmaktadır.

Çok fazla muayene gerektirmeden her türlü yara hastası için hızlı tedavi sağlayabilir.

Çoğu yara için ışık terapisi, invaziv olmayan ve temas gerektirmeyen, hasta konforunu yüksek düzeyde sağlayan bir terapi yöntemidir.

Kullanımı nispeten basittir ve nispeten düşük risk taşır.

Genel olarak önerilen dalga boyları nelerdir?

Genellikle kırmızı ışık terapisi, iyileşmeyi hızlandırmak için mükemmel olan 630-660 nm aralığındaki dalga boylarını ve 850 nm civarındaki yakın kızılötesi ışınları kullanır. Bu dalga boyları vücudunuzun kendini daha hızlı onarmasına ve iltihabı azaltmasına yardımcı olur.

Bu terapinin iyileşmenize nasıl destek olabileceğini öğrenmek için okumaya devam edin! Ayrıca, konuyu daha iyi anlamanız için bir fotoğraf da mevcut.

kırmızı ışık terapisi dalga boyları

633nm ve 660nm (Kırmızı Işık)

  • Cilt Gençleştirme: Bu dalga boylarının kolajen üretimini uyardığı, cilt tonunu iyileştirdiği ve ince çizgilerin ve kırışıklıkların görünümünü azalttığı bilinmektedir.
  • Yara İyileşmesi: 633nm ve 660nm dalga boylarındaki kırmızı ışık, yaraların iyileşmesini hızlandırmada ve doku onarımını desteklemede um promising sonuçlar göstermiştir.

850nm (Yakın Kızılötesi)

  • Daha Derin Doku Penetrasyonu: 850 nm dalga boyu dokuların daha derinlerine nüfuz ederek, cildin yüzeyinin ötesindeki sorunları gidermede etkili olmasını sağlar.
  • Kas İyileşmesi: 850 nm dalga boyundaki yakın kızılötesi ışık, kas iyileşmesini hızlandırma ve iltihabı azaltma ile ilişkilendirilir; bu da onu sporcular ve kasla ilgili rahatsızlıkları olanlar için değerli kılar.

940nm (Yakın Kızılötesi)

  • Ağrı Yönetimi: Daha derin dokulara bile ulaşabilme özelliğiyle bilinen 940 nm yakın kızılötesi ışık, kas-iskelet ağrıları ve eklem rahatsızlıkları gibi durumlarda rahatlama sağlayarak ağrı yönetiminde sıklıkla kullanılmaktadır.
  • Kan Dolaşımının İyileştirilmesi: Bu dalga boyu, kan akışının iyileşmesine katkıda bulunarak genel kardiyovasküler sağlığı destekler.

Fotobiyomodülasyon tedavilerinin doğru süresi ne kadardır?

Bu tedavi genellikle doktor, terapist veya teknisyen gibi bir sağlık uzmanı tarafından uygulanır ve her seans yaklaşık 10 dakika sürer. Bu tedavilerin haftada iki veya daha fazla kez uygulanması önerilir. Fotobiyomodülasyon, spor yaralanmaları, artrit, nöropatik ağrı sendromları ve sırt ve boyun ağrılarının tedavisinde uzun bir geçmişe sahiptir.

 

Işık terapisi alanını daha derinlemesine incelediğimizde, 633nm, 660nm, 850nm ve 940nm dalga boylarının kombinasyonunun, vücudun doğal iyileşme süreçlerini güçlendirmek için umut vadeden bir yol sunduğu görülmektedir.

 

Amacınız ister cilt gençleştirme, kas iyileşmesi, ağrı giderme veya genel iyilik hali olsun, bu kapsamlı yaklaşım, hücresel düzeyde sağlığı uyarmak için ışığın gücünü kullanır.

Bir yanıt bırakın